TR
EN
DE
+90 (258) 264 10 30
TR
EN
DE
Tedaviler
Lasik
Katarakt
Glokom
Retina
Genel Göz Muayeneleri
Diyabetik Retinopati
Vitrektomi Tedavisi
Sarı Nokta Hastalığı
Keratokonus Tedavileri
Şaşılık Tedavileri
Göz Kapağı Düşüklüğü
Göz Kapağı Rahatsızlığı
Göz Kapağı Tümörleri
Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı
Göz Tikleri ve Blefarospazm
 
Randevu Al

LASIK kelimesi, Laser Assisted in-Situ Keratomileusis kelimelerinin baş harfleriyle elde edilmiş bir kısaltmadır. LASIK metodu aslında 1949'larda başlayan ve lameller refraktif cerrahi denen tekniklerin lazer teknolojsi kullanılarak mükemmelleştirilmiş son şeklidir. Bu teknikte, kornea dokusunun en önünde yer alan epitel tabakası ve Bowman tabakasının (kendini yenileme özelliği olmayan bir tabaka) mikrokeratom denen bir cihazla katman halinde (flap) kaldırılması esastır.

LASIK yöntemiyle göz kusurunun giderilmesi işlemi, gözün en dışında bulunan ve kornea dediğimiz şeffaf kısmın uyuşturulmasıyla başlıyor. Uyuşturma için 1-2 damla ilaç yetiyor. Böylece hastanın tedavi sırasında ağrı çekmesi önlenmiş oluyor. Keratom denilen otomatik bir cihaz yardımıyla şeffaf tabakadan ince bir kapak kaldırılıyor. Kırılma kusurunu düzelten laber ışını, kaldırılan kapağın altındaki tabakaya uygulanıyor. Kapak yerine oturtuluyor. İşlem böylece sonlanmış oluyor. LASIK tedavisi her bir göz için 2-3 dakika sürüyor. Bu işlem hastanede yatmayı gerektirmiyor. İşlemden sonra hasta kontrolden geçirilerek, gözü açık olarak evine gönderiliyor.

Tedaviden sonra hastada 5-6 saat kadar bulanık görme, batma, gözde sulanma ve hafif derecede ağrı olabiliyor. LASIK tedavisi için hastanın gözünün kaç derecede olduğundan ziyade göz yapısının uygunluğu çok daha önem taşıyor. Tedavi için laser uygulanacak şeffaf tabaka kalınlığının emniyet sınırları içerisinde olması gerekiyor. Şeffaf tabakada dikleşmenin olduğu keratokonus dediğimiz bazı özel hastalık durumlarında kalınlık yeterli bile olsa LASIK işleminin yapılmaması gerekiyor. Çünkü bu hastalığın erken dönemde tanısı standart cihazlarla gözden kaçabiliyor. Böyle hastalarda şeffaf tabakanın arka yüzünü de gösterebilen ve keratokonusun erken teşhisini sağlayabilen ileri görüntüleme sistemlerinin kullanılması gerekiyor. LASIK yapılacak hastalarda tedavi öncesinde göz bebek büyüklüğü ölçülüyor. Göz bebeği yapısal olarak geniş olan hastalarda standart uygulanan LASIK sonrasında gece görüş problemleri ortaya çıkabiliyor. Bu hastalarda standart LASIK tedavisi yerine wavefront ölçümüne dayalı ısmarlama laser tedavisinin tercih edilmesi daha uygun oluyor.

LASIK hastalarının çoğu yüksek derecede miyop hastalar oldukları için, operasyondan önce, retina dediğimiz göz arkasındaki sinir tabakasının ayrıntılı olarak muayenesi gerekiyor. Bu muayenede elde edilen verilen uygulamanın şeklini belirliyor. Eğer sinir tabakasında önemli derecede delik, yırtık veya dejenerasyon varsa LASIK'den önce argon laser dediğimiz başka bir laserle bu bölgelere kaynak yapılması gerekiyor. Bu durumda LASIK, kaynak işleminden 1 ay sonra uygulanıyor. Göz tansiyonu, katarakt, göz içi iltihabı gibi miyop dışı göz hastalıkları bulunan hastalarda LASIK tedavisi yapılmaması gerekiyor. LASIK öncesinde kontakt lense ara verilmiş olması da önem taşıyor. Yumuşak lens kullanan hastalarda en az 1 hafta, sert lens kullananlarda ise en az 2 hafta lens kullanılmaması gerekiyor. Operasyon sonrasında 1 hafta ilaç kullanımı yeterli oluyor. En az 1 ay süreyle göz içerisine su temasından ve gözün ovuşturulmasından uzak durulması gerekiyor. Tedaviden sonra güneş gözlüğünün kullanılmasıyla, ışık kamaşması ve sulanma gibi şikayetler en aza iniyor. 

LASIK tedavisi, miyop ve astigmat olgularında yeterli bir başarı sağlarken, hipermetrop bozukluğunu belirli bir dereceye kadar düzeltebiliyor. Hastanın göz yapısı uygunsa miyoplarda 10 numaraya kadar düzeltme yapılabiliyor. Karışık astigmatlarda 6, hipermetroplarda ise 4 numaraya kadar başarı sağlanabiliyor. LASIK tedavisi göze dıştan uygulanıyor.

Her tıbbi tedavide olduğu gibi LASIK tedavisinde de bazı riskler bulunabiliyor. Şeffaf tabakadan kapak kaldırılması aşamasında bazı sorunlar yaşanabileceği gibi, tedavi sonrasında da enfeksiyon, alerji ve derecenin yetersiz düzeltilmesi gibi problemler görülebiliyor. Bu problemler LASIK tedavisini uygulayan hekim ve kullanılan laser cihazının kalitesi ile direk bağlantılı olarak gelişiyor. Tecrübesiz bir hekim tarafından uygulanan LASIK tedavisinden sonra sıkıntı ile karşılaşılma olasılığı yüksek oluyor. Piyasada laser tedavisi için kullanılan onlarca cihaz bulunuyor. Bunlar içerisinde ayarı iyi yapılmamış ve eski olan bir cihazla tedavi uygulanırsa beklenmeyen olumsuz sonuçlar çıkabiliyor.

Buna karşılık laser cihazının çok yeni olması veya çok ileri teknoloji ürünü diye pazarlanan bir cihaz olması da sıkıntı nedeni olabiliyor. Piyasaya yeni sürülmüş ve Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü'nün (FDA) onayını almamış olan bir laser cihazı reklam desteğiyle çok kaliteli bir cihazmış gibi tanıtılabiliyor. Bu nedenle tedavinin yapılacağı laser cihazının FDA onayı almış olması da ayrı bir önem taşıyor. LASIK tedavisinin en önemli avantajını, iyileştirme derecesi ve hasta için sağladığı konfor oluşturuyor. Göz yapısı uygun olan hastalarda LASIK yöntemi, yüksek gözlük derecelerini bile etkili bir şekilde düzeltebiliyor. İyileşme son derece hızlı oluyor ve tedaviden sonra saatler içerisinde hasta kaliteli bir görüşe sahip olabiliyor. Ağrı, sulanma ve batma problemleri 5-6 saat içerisinde geçiyor. Tedaviden sonra 1 haftalık ilaç kullanımı yetiyor. 


Ayrıca lasik değerlendirme muayenesinde göz doktorunuz sizi muayene sonrası her türlü risk, komplikasyonlar konusunda bilgilendirdikten sonra hala soru işaretleriniz varsa, göz uygun bile olsa bir ikinci fikir almanızda, ikinci bir göz uzmanına muayene olmanızda fayda vardır. Unutmayın ki lasik ameliyatları sonuçta bir cerrahi müdahaledir ve sıfır risk olan bir operasyon değildir. Çeşitli meslek gruplarında da beklentilerin iyi tayin edilmesi ve kararın ona göre verilmesi önemlidir. Sporculara, pilotlara, dalgıçlara mikro cerrahi ameliyat yapan cerrahlara pek önerilmez. Gözlük veya lens takmaktan memnun olan kişilerde beklentilerini tekrar değerlendirmelerinde fayda vardır.